Halk müziğinde ölçüye bağlı olmayan bir dağar vardır; uzun hava bu türün genel adıdır.
Burada notaların süresi sabit değildir. Süreyi belirleyen şey sözün akışı ve icracının anlatımıdır.
Bu serbestlik keyfî değildir. Her uzun havanın kendi kalıpları, duraklama yerleri ve karar sesleri vardır.
Kavalda uzun hava icrası nefes yönetimine dayanır. Uzun tutulan sesler tam nefes ister.
Süslemeler burada yoğunlaşır. Uzun bir ses düz bırakılmaz; gırtlak nağmesi ve çarpmalarla canlı tutulur.
Duraklamalar da anlatımın parçasıdır. Ses kesildiğinde oluşan sessizlik, ezginin bir sonraki cümlesini hazırlar.
Öğrenme dinleyerek olur. Uzun hava notaya yazıldığında iskeleti kalır, akışı kaybolur.
Bu yüzden aynı eser birkaç ustadan dinlenir; aralarındaki farklar serbestliğin sınırlarını gösterir. Başlangıçta uzun hava çalışılmaz; nefes ve süsleme oturmadan bu dağar yapay durur.
Uzun havada söz bilgisi de gerekir. Ezginin hangi dizeye karşılık geldiği bilindiğinde duraklamalar ve uzatmalar kendiliğinden yerine oturur; sözsüz öğrenilen bir uzun hava akışını bulamaz.
Derslerimizde uzun hava, teknik zemin kurulduktan sonra dinleme ağırlıklı çalışılır.