Kaval, tarihsel olarak açık alanda çalınan bir çalgıdır. Bugün de şenlik ve açık hava etkinliklerinde kullanılır.
Açık havada yansıma yoktur. Ses doğrudan yayılır ve çabuk zayıflar; icracı kendini olduğundan az duyar.
Bu durum zorlamaya yol açar. Duyulmak için basınç artırıldığında perde tizleşir ve tını sertleşir.
Çözüm zorlamak değil, yerleşimi düzenlemektir. Arkada bir duvar ya da yüzey bulunması sesi belirgin biçimde taşır.
Rüzgâr ikinci sorundur. Üfleme açısını bozar ve mikrofonlu icrada gürültü yaratır.
Rüzgârlı ortamda icracı sırtını rüzgâra döner; mikrofon kullanılıyorsa rüzgârlık takılır.
Sıcaklık üçüncü sorundur. Güneş altında ısınan bir kaval tizleşir, gölgede soğuyan pesleşir.
Bu yüzden açık havada akort birkaç kez kontrol edilir ve çalgı doğrudan güneşte bırakılmaz. Ahşap için de risk vardır; uzun süre güneşte kalan bir gövde çatlayabilir.
Açık hava icrasında dağar seçimi de değişir. Ses hızla dağıldığı için ince ayrıntılı ve sessiz bölümler duyulmaz; daha net ve hareketli ezgiler öne alınır.
Derslerimizde açık hava icrası ayrı bir başlık olarak ele alınır.