Sözlü bir türküde dinleyicinin dikkati sözdedir. Kaval bu dikkati desteklemekle görevlidir.
Birinci kural yer paylaşımıdır. Söz söylenirken kaval seyrelir; söz duraklarında öne çıkar.
Bu boşluklar türkünün yapısında zaten vardır; dize araları ve kıta sonları kavalın alanıdır.
İkinci kural yoğunluktur. Söz üzerine binen yoğun bir süsleme, sözü anlaşılmaz hâle getirir.
Üçüncü kural perdedir. Kaval sözün bulunduğu ses bölgesinde çalıyorsa ikisi çakışır; bir oktav fark bu sorunu çözer.
Dördüncü kural giriş ve bitiştir. Türküye giriş çoğu zaman kavala bırakılır ve bu giriş, tonu ve tempoyu belirler.
Beşinci kural nefestir. Söyleyenin nefes aldığı yerler kavalın devreye gireceği yerlerdir.
Provada en pratik denetim, sözlerin rahatça anlaşılıp anlaşılmadığını sormaktır. Kayıtta bu ilişki daha da belirgindir; sözün önünde duran bir kaval karışımda sürekli sorun çıkarır.
Türkünün sözleri önceden okunur. Hangi dizede duygu değiştiğini bilen bir icracı, eşliğini o değişime göre kurar ve müdahalesini doğru yere koyar. Söyleyenle birlikte yapılan kısa bir prova, sahnede konuşulmadan kurulacak uyumun temelini atar.
Derslerimizde vokal eşliği ayrı bir konu olarak çalışılır.