Kaval denildiğinde birbirinden belirgin biçimde ayrılan iki çalgı kastedilebilir: dilli kaval ve dilsiz kaval.
Dilli kavalda ağız kısmında bir düzenek bulunur. Hava bu düzenek tarafından yönlendirilir ve ses üflemeye başlar başlamaz çıkar.
Dilsiz kavalda böyle bir yönlendirme yoktur. Hava, borunun üst kenarına belirli bir açıyla gönderilir ve ses ancak doğru açı bulunduğunda oluşur.
Bu fark öğrenme sırasını doğrudan belirler. Dilli kavalda ilk ses birkaç dakikada çıkar; dilsiz kavalda haftalar sürebilir.
Buna karşılık dilsiz kaval tınıyı ve perdeyi üflemeyle biçimlendirmeye izin verir; anlatım imkânı daha geniştir.
Geleneksel icrada iki çalgı da kullanılır. Halk müziği dağarının büyük bölümü ikisiyle de çalınabilir.
Başlangıçta yaygın yol dilli kavalla başlamaktır; parmak düzeni, dağar ve makam bilgisi orada kurulur. Dilsiz kavala geçiş sonradan yapılır ve yalnız ses üretimi yeniden öğrenilir; kalan bilgi olduğu gibi aktarılır. Hangisiyle başlanacağı kursiyerin hedefine ve ayırabildiği süreye göre belirlenir.
İki çalgıyı bir arada bulundurmak da yaygındır. Dilli kavalla dağar tazelenir, dilsiz kavalla ses üretimi çalışılır; aynı ezgi iki çalgıda denendiğinde ikisinin anlatım farkı açıkça duyulur.
Derslerimizde bu seçim tanışma görüşmesinde birlikte yapılır.