Dilsiz kavalda ses, havanın borunun üst kenarına belirli bir açıyla çarpmasıyla oluşur.
Bu açı dar bir aralıktadır. Birkaç derecelik sapmada ses ya hiç çıkmaz ya da yalnız hava sesi duyulur.
Doğru açıyı bulmanın yolu denemedir. Kaval hafifçe döndürülür, çene açısı değiştirilir ve ses çıkan nokta aranır.
Bulunan nokta akılda tutulmaz; beden tarafından öğrenilir. Bu yüzden her gün kısa sürelerle tekrarlanır.
İlk haftalarda ses kesik ve zayıf çıkar. Bu, tekniğin değil alışkanlığın henüz kurulmamış olmasının sonucudur.
Uzun ve kesintisiz bir ses elde edildiğinde eşik aşılmıştır; bundan sonra ilerleme belirgin biçimde hızlanır.
Çalışma süresi kısa tutulur. Uzun denemeler dudak kaslarını yorar ve doğru açıyı bulmayı zorlaştırır.
Baş ve boyun gevşek olmalıdır. Gerginlik hava akışını daraltır ve sesi keser.
Ayna karşısında çalışmak da yardımcıdır; dudak ve çene konumu kulakla değil gözle denetlenir.
Bulunan açıyı korumanın bir yolu da işaretlemektir. Kavalın ağız bölümüne konulan küçük bir işaret, ilk haftalarda başlangıç noktasını hatırlatır ve birkaç hafta sonra gereksiz hâle gelir.
Derslerimizde ilk ses çalışması kısa ve sık tekrarlarla yürütülür.