Prova, ezgi öğrenme yeri değil ezgileri birlikte oturtma yeridir. Hazırlıksız gelen bir icracı provanın büyük bölümünü kendi partisini öğrenmekle geçirir.
Hazırlık üç başlıktan oluşur. Birincisi ezginin kendisidir: baştan sona, hazırlıksız çalınabiliyor mu?
İkincisi yapıdır: kaç bölüm var, hangisi tekrar ediyor, geçişler nerede? Üçüncüsü roldür: hangi bölümde ezgi kavalda, hangisinde eşlik konumunda?
Bu üçü not olarak yazılır. Kâğıt üzerindeki bir şema, bellekten güvenilirdir.
Dinleme de hazırlığın parçasıdır; eser birkaç kez dinlendiğinde yapı kendiliğinden yerleşir. Provaya akort edilmiş ve ısıtılmış çalgıyla gelinir; prova başında akortla vakit kaybedilmez. Prova sonunda kısa bir not alınır: hangi bölümler oturmadı, neler konuşuldu.
Prova öncesi kısa bir bireysel ısınma da yapılır. Isınmamış bir çalgı ve dudakla provaya başlamak, ilk yarım saati teknik sorunlarla geçirmeye yol açar. Prova süresi de baştan belirlenir; sınırı bilinen bir prova, dağılmadan ve konuya odaklı geçer. Prova öncesinde çalınacak eserlerin sırası da belirlenir; sıra bilindiğinde geçişler arasında kaybedilen zaman ortadan kalkar ve herkes hazırlığını ona göre yapar.
Derslerimizde prova disiplini topluluk derslerinde öğretilir.